Hem kadeh hem bâde hem bir şûh sâkîdir gönül ne demek. Hem Kadeh Hem Bâde Hem Bir Şûh Sâkîdir Gönül Şiiri


|2|3| 01.06.2022

YKS Türkçe Edebiyat: Eylül 2018


GÖNÜL SÖZÜNE DÂÎR


Hayat daimi bir oluştur ve yaşıyan,~her an kendi kendisini imal etmektedir. Kaya gibi yerinde duran, nabzı bile atmıyan, kaynayıp taşmıyan, köpürüp coşrnıyan, hayat ve hayatiyet eseri göstermiyenlere şu kadarcık bir sözüm var : Siz, durduğunuzu sanıyorsunuz ama zaman akıyor ve...

hem kadeh hem bade hem bir şuh sakidir gönül

Ehl-i dildir diyemem sînesi sâf olmayana Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil. Yine endîşe bilir kadr-i dür-i güftârım Rüzigâr ise denî dehr ise sarrâf değil. Girdi miftâh-ı der-i genc-i ma'ânî elime Âleme bez-i güher eylesem itlâf değil. Levh-i mahfûz-ı suhandir dil-i pâk-i Nef'î Tâb'-ı yârân gibi dükkânçe-i sahhâf değil. Gamzene pür-tâb iken takat getirmez âftâb Bade aklı var ise bitâb gelsün çeşmine. Erdi yine ürdibehişt, oldu hava anber-sirişt, Âlem behişt ender behişt, her gûşe bir bağ-ı irem. Gül devri ayş eyyamıdır, zevk u safa hengamıdır, Âşıkların bayramıdır bu mevsim-iferhunda-dem. Dönsün...

Dilimiz ve Edebiyatımız

Doğuştan beri bu mağarada bulunan insanlar mağaranın girişinden yansıyan nesnelerin gölgelerini görür ve bunları gerçeklikleri olarak algılarlar. Nihayet bir gün bu insanlardan bir tanesi zincirlerinden kurtulur ve mağarayı terk eder. Mağarayı terk eden bu insan, mağaranın dışında yeni bir gerçeklik ile tanışır ve duvarda gölgelerini gördüğü nesnelerin gerçek olmadığının farkına varır. Bunu mağaradaki arkadaşları ile paylaşmak üzere mağaraya geri döner. Mağaradaki arkadaşları ise mağaranın dışında farklı bir gerçeklik olduğuna inanmazlar. Ve bu insanlara mağaranın dışındaki gerçekliği aktarabilmek de imkânsızdır. Eserimizin Giriş'inden bu 'Mağaradakiler'in tam metniyle geçilir. Cemil Meriç'in usulüdür, eser...

GÖNÜL

Bu sevinç, gönlü, cânın derinliklerindeki bir ateşe yakınlaştırır. Demek ki sevinçtir, deliliğe yol açan; kavuşmanın, sevgilinin, paylaşmanın sevinci. Buluşma, kavuşma eğlencesini yaşayanların içinde bulunduğu ortam, kavuşanlar topluluğu, aşk ehline cân veriyor. Kavuşanların bir meclisi vardır, bir topluluğu: Bezm-i vuslat. Kavuşma bireysel değildir, kavuşan, kavuşanlar topluluğunun üyesidir: Kavuşma topluluğu, aşk yolunda yürüyenlerin bir alt kümesidir, matematiksel dille söylersek. Kavuşanlar, aşk âlemine yürüyenlere can katarlar. Çünkü aşk, onüçüncü yüzyılla onsekizinci yüzyıla dek, beşyüzyıllık süre içinde İran ve Osmanlı topraklarında, sevenden, sevilenden bağımsız olarak yaşar. En azından bu çalışmanın odaklandığı onbeş şairin divânlarında...

YKS Türkçe Edebiyat: Ocak 2019

Türkçenin ülkeler, çağlar ve diller boyunca macerası, birçok da bu güzeli aramak duygusundandır. Bugün de çirkin kelimelere tepkisi, aynı histendir. Altın, gümüş, demir, çelik vb. Ona gönül sesini veren dir. Tarihi taşa kazdıran bir hükümdar ağzından konuşarak adını bildiğimiz ikinci Türk yazarı Yolluk Tigin: Taş tokıttım, köngültegi sabimin… bitidim: Taş yontturdum, gönüldeki sözünü yazdırdım, diyor. Kelimeyi fırsat düştükçe kullanır, ona aruzla mâniler söyletir. Gönülde arzu, dilek ne ise insan ağız açınca hep ondan söz açar. Ondan sonra, sesi fazla değişmez. O kadar ki biri çıksa da bir Gönül Şiirleri si...

NEFİ

Freud'a göre insanın gerçek eğilimleri ve istekleri; toplumsal baskılar yüzünden bilinçaltında durmaktadır. Otomatizm, hiçbir estetik yargıya ve ahlaksal sınırlandırmaya bağlanmaksızın yapılan sanatsal çalışmadır. Bu yöntemde asıl olan; aklın denetiminden uzak kalarak, düzeltme gereği duymadan ve içten geldiği gibi yazabilmektir. Mümkün olduğu kadar edilgin ve her şeye açık duruma geçin. Dehanızı, yeteneğinizi başkalarının deha ve yeteneklerini bir yana bırakın. Unutmayın ki edebiyat insanı her şeye ulaştıran en kasvetli bir yollardan biridir. Önceden bir konu seçmeksizin çabucak, ara vermeden ve yazdıklarınızı yeniden yazma isteği duymayacak kadar hızlı yazın. Bestelenmek için yazılan ve...

Sone 95 Şiiri

Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 24 Cevapları Biryay Yayınları'na ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka inceleyiniz. Sınıf Biryay Yayınları Türk Dili ve Edebiyatı Ders Kitabı Sayfa 24 Cevabı 10. Türkçenin ülkeler, çağlar ve diller boyunca macerası, birçok da bu güzeli aramak duygusundandır. Bugün de çirkin kelimelere tepkisi, aynı histendir. Altın, gümüş, demir, çelik vb. Ona gönül sesini veren Türkiye Türkçesidir. Tarihi taşa kazdıran bir hükümdar ağzından konuşarak adını bildiğimiz ikinci Türk yazarı Yolluk Tigin:Taş tokıttım, köngültegi sabımın. Kelimeyi fırsat düştükçe kullanır, ona aruzla mâniler...

Sermet Bey'in Hâtırâtı: Üstâd Abdülbaki Hoca'nın Divan Edebiyatı makalesi

Farsça dil, derûn; Arapça kalb, hâtır; Türkçe yürek kelimeleriyle de karşılanan gönül Türk edebiyatının divan, halk ve dinî-tasavvufî mahsullerinin en önemli ve en çok işlenen konularından biridir. Gönül âşık gibi ağlar, kanlı göz yaşı döker; yaralıdır, aşkın ve gamın merkezidir. Bunlardan memleket, iklim, il, vilâyet, şehir, Bağdat ve Mısır gibi unsurlar sevgilinin padişaha, aşk derdinin de orduya benzetilmesi esasına dayanır. Sevgili gönül ve aşk ülkesinin sultanıdır. Aşk derdi bu ülkeyi sık sık yağmalamaktadır. Bazan âşığın kendisi gönül mülkünün sultanı olarak gösterilir; âh ateşinin kıvılcımları asker, sevgilinin aşkı da sancak kabul...

Andelîb

Ne cân bedende gam-i firkatinde râhat olur. Ne çâre var ki firâkınla eğlenem bir dem. Ne şeb ki kûyuna yüz sürmesem ol şeb ölürüm. Ne gün ki kâmetini görmesem kıyâmet olur. Dil ise gitti kesilmez hevâ-yı aşkından nasihat eylediğimce beter melâmet olur. Belâ budur ki alıştı belâlarınla gönül. Gamın da gelse dile bâis-i meserret olur. Ne şûhu sevse mülâyim dedikçe âfet olur. Ne urfî'ye ne hâkânî'ye bu bir tarz-ı âherdir. Derdim nice bir sînede pinhân iderim ben. Bir âh ile bu âlemi vîrân iderim ben. Âh ile komam dilleri zülfünde...

NEF'İ ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER

Yüzyılda Yenilik Arayışları ve Nefî Giriş Yenilik arayışları, divan şiiri geleneği içinde hep üslup düzeyinde olmuştur. Osmanlı edebiyatı, bu arayışların ve diğer dağınık tecrübelerin ortak dil ve estetik anlayış çerçevesinde geleneksel bir yapıya bürünmesidir. Eğitim, yargı ve fetva kurumunun bağlı olduğu şeyhülislamlık, ilmiye sınıfının en üst makamıdır. Sebk-i Hindî, bu üslubun temsilcisi olmayan şairleri de etkiler. Övgülerinden fazla, yergileriyle şiir çevrelerini meşgul etmeye başladı. Şairliği incelendiğinde, Nefî, kaside nazım şeklinde ulaştığı söyleyiş ve anlatım ustalığıyla çağdaşları ile birlikte kendisinden sonra gelenleri de etkilemiştir. Divan şiirinin en büyük kaside ustası, övgü...

05.06.2022Dolar kurları canlı
21.06.2022Adını feriha koydum cansu gerçek adı
12.06.2022Buhar basıncı
22.06.2022Sehit yalcin aran kompleksi
12.06.2022Aslan burcu günlük yorum aşk
14.06.2022Gaziantep hayvanat bahcesi
15.06.2022Altınoluk